Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry

Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry

Bu hafta sonu benim için her zamanki gibi değildi. Metehan’ı artık okula ben bırakıp ben aldığım için serviste okuma imkânım çok azaldı. Bende aldığım karar gereği yazılım ve bilgisayarda geçen zamanımı kitaplara ayırdım ve eskiden okumaya başladığımdan daha fazla okumaya başladım.

Savaş ve Barış’ı bir aydan fazladır okuyorum, II. Cildinde çok hızlandım ve yarısına yaklaştım. Ama sıkılmamak için çapraz okuma yapmaya da gayret ediyorum. Önceki sayfada yazdığım Hacı Murat bu arada bitmişti, dün. Bugün ise Küçük Prens’i bitirdim, galiba bir buçuk saatte.

Unutmadan İlber Hocanın “Bir Ömür Nasıl Yaşanır” kitabına da dün akşam başladım ve keyifle onu da okumaya devam ediyorum.

Pek çok kişi çocukluğunda, yıllar evvel okumuştur belki bu kitabı. Çok satılan ve sadece çocuklar için değil büyükler içinde tavsiye edilen bir kitap olduğundan alıp okumak istedim.

Herkesin görüşüne saygı duymakla birlikte kitabın çocuk kitabından öte olduğunu düşünüyorum. Zira tanıdığım üçüncü sınıf öğrencisi bir kız çocuğu bu kitaptan kırk sayfa zor okudu ve çabucak sıkıldı. Tabi ki bu kişiye göre değişebilir, ancak ben konusu ve içeriği itibariyle çocukları bir nebze aştığı düşüncesindeyim.

Kitabın ortalarına doğru yani Küçük Prens gezegenleri dolaşıp işadamı, sokak bekçisi, kral ve sarhoş gibi karakterlerle karşılaşıp konuştuğunda ve onlarla ilgili yorumlar yaptığında hemen aklıma Halil Cibran’ın Ermiş isimli kitabı geldi. O kitapta da yolculuğa çıkacak olan bir bilge gitmeden bulunduğu şehrin halkına tavsiye ve öğütler veriyor. Kısa ama çok etkileyici bir kitap o da.

Küçük Prens kesinlikle güzel, okuması kolay ve akıcı. Dili de gayet sade, konusu ise sıra dışı bir biçimde ele alınmış. Yazar Küçük Prens üzerinden hepimize dersler ve öğütler veriyor.

Antoine de Saint-Exupéry
Antoine de Saint-Exupéry

Okuduğu kitaplarda “Türk” ibaresi ve bize dair olumlu tüm ifadelere dikkat kesilen birisi olarak daha başlarda yeni bulunan B-612 asteroidi ve bunu bulanın bir Türk Gökbilimci olduğunu görünce çok hoşuma gitti elbette.

1909’da bu asteroidi bulan Türk bilim adamının fesli olduğu için dikkate alınmaması, ülkemizin önderinin ( Atatürk ) “Herkes Avrupalılar gibi giyinecek, giyinmeyenler ölüm cezasına çarptırılacak” demesi, aynı gökbilimcinin modern kıyafetlerle 1920’de yaptığı aynı sunumun kabul görmesi hem bizim o günlerde böyle keşifler yapabiliyor olmamız açısından düşündürücü.

Hem de Avrupalıların şekilciliğe atfettikleri önem bakımından bilim adına bir olumsuzluk olarak göze çarpıyor.

Şöyle interneti kurcalayınca, yazarın tam da o kısımdaki ifadesinin “diktatör” olarak bazı Türkçe çevirilerde kullanıldığı, üzerinden hararetli tartışmalar döndüğünü gördüm.

Can Çocuk Yayınları Türk Önderi olarak çevirmiş ki doğrusu da budur. Ayrıca 1940’lı yıllarda anlaşılan o ki kıyafet devrimi Avrupalılarca “uymayanın ölüm cezasına çarptırıldığı” bir politika olarak görülmüş. Bunun da maalesef kısmen pratikte uygulandığını görüyoruz.

Sözün kısası böylesine dünyada ses getiren, insanı düşünmeye sevk eden, okuması gayet keyifli bir kitaptan bile bizim ülkemizin payına ayrışma ve içi boş siyaset vb. tartışmalar düşüyor.

Her şeye karşın okumak güzeldir ve hayata anlam katar. Kim söylemişse altına imzamı atarım. Çünkü geç de olsa bu hazineye erşitim ve kaybetmeye hiç niyetim yok.

Kitabı beğendim, tekrar da okuyabilirim ve herkese tavsiye ediyorum. Yazarın başka kitaplarına da bakmak ve daha yakından tanımak isterim.

Bitirmek istesem de bitiremedim. Son bir şey daha. Yazılımda kodu sadeleştirmek ve basitleştirmek önemlidir.  Ve yazarla ilgili olarak gördüm ki aslında aslı bin (1.000) sayfa olan bu kitabı metni baştan sona ele alıp iyice kısaltmış ve bugünkü haline getirmiştir. O zaman da günümüzde yazılım felsefesi haline gelen o ünlü sözü etmiş; 

Tasarımda mükemmellik, ekleyecek bir şey kalmadığında değil, 
çıkaracak bir şey kalmadığında yakalanır.

Antonie de Saint-Exupery


Tags:  küçük prens ,  Antoine de Saint-Exupéry


Ebülten

Haftalık Ebültene Abone Olun, Laravel hakkında gelişmelerden haberdar olun.